okul öncesi manevi eğitim....

Bismillahirrahmanirrahim....

Ne zamandır yazmayı düşünüyordum bu konuyu yazmayı. Sevgili Hilal, namı diğer AnneCafé şu yazıda yaşadığı tecrübeleri anlatınca tamamdır dedim. Vakit geldi bu yazıyı yazmanın.

Baştan söyleyeyim. ML ile bu konuda bir mutabakata varabilmiş değiliz. O "genelleme yapıyorsun, büyük konuşuyorsun" diyor. Bense "çok söyleyeyim ki dua niyetine geçsin" diyorum.

Şartlar bu şekilde devam ederse çocuklarıma manevi-montessori-değerler eğitimi vs. vs. vs. adı her neyse  ücretli eğitim yapan bir kuruma göndermeyi düşünmüyorum. MEB bünyesinde zengin-fakir, çalışan-çalışmayan velilerin karışık olduğu bir anaokuluna 4 yaşını doldurunca yarım gün, 5 yaşını doldurunca tam gün göndermeyi düşünüyorum.

işte sebepleri....
1. çocuğunu "paralı" anaokulu kreş bakımevi ilkokul vs. gönderip memnun olan az kişi gördüm. belli bir meblağ ödediğimiz için bir beklenti oluşuyor. halbuki orada ders veren kişiler olaydan bir çoğumuz kadar bile haberdar olamayabiliyor.

2. dini eğitim veren yerlerde genelde formasyonlu tek hoca çocukları nöbetleşe görüyor. sonra çocuklar onun kardeşi, bunun kızı, şunun yeğeninin eline kalıyor. kolay değil 10-20 çocuk bir arada. ben ikisini zor birarada tutuyorum. e dolayısıyla bu iş böyle yürümüyor

3. oğlum bu temmuz ayında 36 ayını doldurdu. tuvalet eğitimini halletmiş şekilde devlet anaokuluna yazdırdık. yarım gün gidecekti. öğle yemeğini ve uykusunu evde halledecektik. fakat ilk hafta biraz stresli geçti. kendi kendine oynamak istiyordu. toplu çalışmalara katılmıyordu. bende daha erken dedim. yok efenim sosyalleşsin, yok bilmem ne. yormadım çocuğu. hayır daha ötesinde kendimi de yormadım. şu anda evde okul öncesi mezunu bakıcı ablasıyla ve kız kardeşiyle gayet mutlu.

4. biri imamhatipten biri ilahiyattan iki arkadaşım manevi eğitim veren iki kurumda yöneticilik yaptılar. ikisine de danıştım sonuç olarak şöyle dediler. "imkan varsa anaokulu yaşına kadar çocuklar evde bakılsın"

5. manevi eğitim veren kurumlar anne babalarda derin bir rehavet ortaya çıkardı. e canım 600 lira veriyoruz oraya. duasını hala gelip bana takrarlattırıyor dedi bir meslektaşım. Kuran kursu hocası bu kişi dikkatinizi çekerim.

Öncelikle şu bilgiyi vermek gerek.

Eğitim Bilimcilerinden PİAGET'e göre insan zekası şu şekilde gelişir.


Duyusal Motor (0 – 2) Duyular yolu ile dış dünyanın algılandığı, nesnelerin görünmediği zamanlarda da var olduğunun farkına varılmaya başlandığı dönemdir. Bu dönemdeki bebek, refleks halindeki hareketlerden, amacı olan hareketlere geçmeye başlar.

İşlem Öncesi Dönem(2 – 6) Dilin kullanımının ve sembollerin geliştirildiği dönemdir. Çocuklar, mantıksal olarak sadece tek yönlü olarak düşünürler. Diğer insanların bakış açılarını algılamada zayıftırlar.

Somut İşlemler (6 – 11) Problemlere mantıklı çözümlerin getirildiği dönemdir. Çocuklar, kuralları anlayabilirler. Fakat çoğunlukla somut nesneler üzerinde düşünürler.

Soyut İşlemler (11 – 18) Karmaşık problemlere mantıklı çözümlerin getirildiği dönemdir. Daha soyut düşünme ve sosyal konularda fikirlerin geliştirildiği dönemdir.

Bu çok çok çok önemli. Fenni eğitimde de, dini eğitimde de. 
 
Nacizane on küsur senedir çocuk, 7 senedir de yetişkin eğitimi yapıyorum. 
Hatta geçtiğimiz yaz sadece okul öncesi eğitimi verdim. Hedefim asla ve kat'a çocukları kur'an'a geçirmek olmadı. 

Kısıtlı imkanlarımla onlara güzel hikayeler okudum. Çizgi filmler seyrettirdim. Bol bol dini içerikli şarkılar ezberlettim. Çok büyük bir salonumuz vardı. Orada  bol bol oyunlar oynadık. Bir yardımcım vardı. Köy öğretmeni gibi bir gurubu oynatıp diğer gruba ders verdim. 

Çocuklardan kimi iki hafta içinde Kur'an okumayı söktü. Ki bu olağanüstü birşeydir. O olağanüstülük de Rabbimin fazlındandır. Kimisi de kurs bittiğinde halen harfleri tam oturtamamıştı. 

Benim hedefim çocukların Kur'an okumayı sökmesi olmadı asla. Kur'an'ı, Kur'an Kursunu sevsinler istedim. Ablaları gibi anne-baba zoruyla gelmesinler kursa istedim. Eğer olumlu bir sonuç olduysa Rabbimdendir. Negatif tüm etkiler ise bizden. Rabbim niyetlerimize binaen yanlışlarımızı affeylesin.
 
Gelelim kendi çocuklarımı eğitimine. Öncelikle kendimizi anlatayım. Eşim safi TRABZON çocuğu. Benim genlerimse ORDUnun ters akan derelerinden ve ARNAVUTLUKan geliyor. Eşimi annesi, 40ından sonra dünyaya getirmiş: Kalabalaık ve dolayısıyla gürültülü bir evde büyümüş. Bense 5-10-17 yaşlarımda mükerreran abla oldum.

Oğlum 3 yaş 4 aylık. Gününü boyama, kes-yapıştır, arabalarla hayali oyunlar, kitap okuma:-) döngüsü içerisinde geçiriyor. Elif-Ba'lı bir boyama kitabı aldık ona. Fakat bak bu elif bu be diye kesinlikle işaret etmiyoruz. Çünkü bence daha çok erken. Ecdad bir şey biliyordu ki 4 yaş 4 ay'da başlatıyordu Kur'an eğitimine.


UYARI :  Bu aşağıda yazılanların din eğitimiyle ne alakası var demeyin sakın. Çatır çatır ayetelkürsi okuyan ve fakat komşu teyzelerin suratına bakmayan bir nesil yetişiyor. Farkında mısınız? 3-4 yaşındaki bir çocuğun din eğitimi, sevgi ve saygı kurallarını bilmesidir. Ötesi değil.

Hoşgeldin, merhaba, nasılsın, sela aleyki(güya selam veriyor) gibi lafları habire fısıldıyoruz kulağına. Artık fısıldamadan da söylüyor kendisi. Restorandan çıkarken yeni gelenlere hoşgeldiniz demesi de son nokta oldu bizim için. Abarttık bu işi herhalde biraz.

Yemeğe başlarken, su içerken besmele, sonunda elhamdülillah çok önemli. Unutursa sorun değil. Allah bize neden emanet etti bu çocuğu. Onu eğitirken tekrar büyüyelim diye :-) Birçok şeyi çocuklara öğretirken aslında ne kadar yanlışlar yaptıımızı farkediyoruz. Onları büyütüyoruz. Biz de büyüyoruz. Yani sanırsam galiba herhalde. Yani inşallah :-)

Öğle uykusuna ve gece uykusuna yatırırken İhlas ve Kevser surelerini kelime kelime takrar ettiriyoruz. Yaklaşık iki yaşından beri. Hedefimizi öyle çok büyük tutmuyoruz. Gerek yok henüz. Zamanı gelince bir haftada ezberleyecek bir sureyi.

Kardeşini sevmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu nasıl olur?
-)çocuğu kötü sorulardan korumakla olur. "seviyor musun sen bakayım kardeşini" sorusunu soran insna sağlıklı düşünemiyordur. kızmayın ona. ama çocuğunuzu koruyun. parktaysanız, çaktırmadan uzaklaşın. anlayabilecekse anlatın, anlamayacaksa ve evdeyseniz çocuğunuzu mutfağa götürüp bir meyve verin oyalansın. içeri gelip konuyu değiştirin
-)ikisiyle beraber oynamakla olur. oynamaktan kastım, güreş, koşmacılık, kaydıraktan birlikte kaymakla olur. birbirlerine vurduklarında hep beraber "sarılalım sıkı sıkı" yapmakla olur. kardeşine neden vurduğunu sorup ağlayana sarılmakla değil.

Velhasıl kelam. Manevi eğitim deynce biz bunu anlıyoruz. Siz ne anlıyorsunuz efem?

20 yorum:

Anne Café dedi ki...

Allah razi olsun. emegine saglik. cok saglikli geldi anlattiklarin. cok sey ogrendim. bir de yalniz olmadigimi hissettim. galiba dini egitim de kendi kitlesi icinde bir nevi montessori gibi oldu. fazla buyudu ve evde verilemezmis gibi algilandi. oysa dogal akisinda biz ne yasiyorsak ve dunyaya nereden bakiyorsak o da oyle olacak. cok faydali oldun.

mahinur dedi ki...

Biz yetişkinler doğar doğmaz çocuklarımızın bizim gibi davranmasını istiyoruz. uslu, ağır başlı, söz dinleyen, ne öğretirsek aynı bizim gibi tekrar edebilen. fakat onlar çocuk unutuyoruz. böyle mükemmeliyetçi olunca çocuk bir süre sonra isyan bayrağı açıyor ve istediğimizin tam tersi oluyor. bu yüzden genellikle anne-baba islami eğitim almış veya dinini çok iyi yaşamaya çalışıyorsa çocuklarda bir bıkkınlık oluyor.( genellikle diyorum istisnalar olabilir)
ama orta halli din bilgisi olan fakat aynı zamanda da kendini geliştirmeye çalışan ailelerde çocuklar daha ılımlı dini hayata. (herkese göre farklı olabilir ama bu genel olarak benim gözlemlerim)
mesela geçenlerde bir imamın hanımı 8. sınıfa giden kızını evde başını örtmediği için bana şikayet etti. bende örtmesin dedim şaşırdı. evde değil dışarda örtmeye dikkat etsin. biz aşırı gidince bazı şeyler tersine dönebilir. değerli hocamız Veli Ulutürk'ün bir sözü vsrdı "haddini aşan zıddına döner." Rabbim ifrat ve tefritten koruyup sırad-ı müstakimde sabit kılsın bizleri inş.. kalemine sağlık hocam..

mervesafa dedi ki...

canım hilal. şu ikinci yorumu bir okur musun. ne güzel anlatmış arkadaş. işte blog'lamayı bu yüzden seviyorum. şükür rabbime. ben doğrusunu bilemesem de benden iyi anlamış birini çıkarıyor karşıma.


mervesafa dedi ki...

haddini aşan zıddına döner. o ne güzel laf yahu. dur ben bir veli hocayı arayıp hal hatır sorayım :-)

hücam çok derin bir yorumdu çok teşekkür ederim vakit ayırdığın için

bolkepce dedi ki...

Hocannecim, ne iyi yaptın yazmakla Allah razı olsun.
Annecafe'de dediğin günden beri bekliyordum yazmanı. Aynı yönde düşündüğümüzü gördüm seninle, bu da beni mutlu etti. Çocuğu bu konuda özel eğitim veren yerlere göndermek hiç aklıma yatmamıştı. Zorlamayla bu işin olmayacağı aşikârdı fakat sofraya otururken besmele çekmiş isen, nasıl da seni tekrar ediyordu. Hatta hapşurduktan sonra kendi kendine elhamdülillah demeye başladı artık. Ve şimdi yazdıkların sayesinde daha da iyi anladım ki; ona güzel örnekler sunmak ve elbette değindiğin gibi ailesini, akrabalarını sevmeyi öğretmek dinî eğitimdi zaten.
Eksik olma, daha da yaz.

mervesafa dedi ki...

inşallah canım inşallah. vakit olmuyor yazmaya. haftada 24 saat dersim var, yöneticilik var, müfettişler geldi habire toplantılar var. seni,n mailini bekliyorum. hamni bire şey danışacaktın :-)

Anne Café dedi ki...

haddini aşan zıddına döner sözü çok güzel geldi. Allah razı olsun.

Fatma dedi ki...

Ellerine sağlık Merve.. Çok güzel bir yazı olmuş..

Ze Sena dedi ki...

Yazıdan aldıklarım oldu. ama her kreş öyle değildir, olmasın diye umuyorum yani. Şifa gidiyor bir kreşe. Cenab ı Allah nasip etti de karşımıza çıktı böyle bir yer. Bugün veli toplantısı yaptılar. Yıl sonu etkinliği yok, doğum günü kutlaması yok, öğretmenler günü hediyesi yok, bahçesi toprak ağaç börtü böcek, yedirip içirdiklerinde de hassaslar.. sadece kızımız için değişiklik olması için gönderiyoruz ve başlangıçta ne öğreteceksiniz diye sormadım bile. Yöneticimizin islami terbiye görmüş havası benim için yeterli olmuştu. gerçekten naif biri. 3 yaşındaki çocuğun sübhaneke yi öğrenmesi başka bir çocuk şarkısı öğrenmesinden farklı değil diye düşünüyordum. ama mahalle baskısına yenik düştüm. ve içimde soru işaretleri oluştu. meb e bağlı bir kreşe göndermemiz "hmmmmm" ifadesi eşliğinde içten içe eleştiriyor ve insanlar henüz 3 yaşını bile bitirmemiş bir çocuğa "sen buna ne öğretiyorsun" diye sorarak ezber talimi yapmasını bekliyor ve ben çok ilgili olmadığını sıkmak istemediğimi söylemem üzerine Şifa nın düzgün teleffuzlu konuşması araya karışınca "bak her şeyi konuşabildiğini Allah gösterdi bana" gibi yorumlar altında acemi anne olarak eziliyorum. ben de sübhanekeyi ezberlettim. ama gerçekten Şifa hiç keyif almadı. Yazınız bu açıdan benim için aydınlatıcı oldu. Bu konuda kafam karışıktı, yazarak düşündüm biraz dağınık bir yorum oldu. affen..

Feyza dedi ki...

Merhaba,
Evde yaptiginiz pratikler cok mantikli..herkes bu tarz seyler yapiyor kendince..
Yalniz, "aman manevi egitim veren yere cocuk gondermeyelim" mesajinizi adaletsiz buluyorum..cocuklara, tipki sizin yazin yaptiginiz gibi, baski yapmadan, hirs yapmadan, eglenceli sekilde dini temel bilgiler veren anaokullari olamaz mi??

mervesafa dedi ki...

"Yıl sonu etkinliği yok, doğum günü kutlaması yok, öğretmenler günü hediyesi yok, bahçesi toprak ağaç börtü böcek, yedirip içirdiklerinde de hassaslar.."

"ne güzel ne hoş"

"insanlar henüz 3 yaşını bile bitirmemiş bir çocuğa "sen buna ne öğretiyorsun" diye sorarak ezber talimi yapmasını bekliyor ve ben çok ilgili olmadığını sıkmak istemediğimi söylemem üzerine."

olay bu işte gülüm. aynen herkes benim de tepemde. bak bizim ki şu duayı da biliyor, bu duayı da biliyor olayına döndü iş.

mervesafa dedi ki...

hımmm. şey.
"aman manevi egitim veren yere cocuk gondermeyelim" dememeye çalıştım.

ama yazının genelinden bu mana çıkabilir. yazılarımı "beni tanımayan birinin gözüyle" okumam oldukça zor elbet.

baskı ve hırs yapmadan bir şeyler yapmaya çalışıyorum. fakat bunun doğru mu yanlış mı olduğunu zaman gösterecek.

demek istediğim şu "okul öncesi çocuğunun evde pratiğini görmediği herhangi bir sünneti, farzı, adabı yerine getirmesi çok ama çok zor"

ikinci yorumu okuyun lütfen.
"haddini aşan, zıddına döner" dermiş alimler. ne güzel söz....

Feyza dedi ki...

O soze hayran oldum zaten..herseyi kararinca dozunda vermek lazim..hele sozkonusu cocuk olunca, bir de eglendirmek, sevdirmek, ogretmek icin hirs yapmayip isindirmak..elbette evde uygulama yoksa, teorik bilgiler hep havada kalir..
Ama demek istedigim, cocuk hem ailede pratigi gorse, hem de iyi niyetli ogretmenlerle gunun cogunu gecirdigi okulda da, yasina uygun sekilde birseyler duysa, ne zarari olur???

mervesafa dedi ki...

bilakis zararı olmaz yararı olur efenim. fakat bu iş rekabete dönüştü. herkesten o kadar yoğun şikayetler duyuyorum ki. ama çok cılız da olsa "biz memnunuz" sesleri geliyor bir yerlerden. mesela zé sena'nın üstteki yorumu.

"Yıl sonu etkinliği yok, doğum günü kutlaması yok, öğretmenler günü hediyesi yok, bahçesi toprak ağaç börtü böcek, yedirip içirdiklerinde de hassaslar.. "

ne kadar hoş. Rabbim sayılarını artırsın böyle yerlerin. ve bu samimiyetlerini daim eylesin.

mahinur dedi ki...

Bizler ana okuluna gitmedik ama hep annemiz yanımızdaydı. akşam hadi herkes yatağa dendiğinde annem içerde tv izlemez gelir yanımıza, biz yorulup uyuyuncaya kadar euzu den başlanır rabbi yessir, subhaneke- amentü arasındaki dualar talim edilirdi. okumaktan yorulan bizler hiç ağlayıp sızlamadan uyuyakalırdık.
banyo yaptırdığı zaman annem bize tekrar ettirme kaygısı olmadan en son şu sözleri söylerdi.
guslüm gusl için
guslüm farz için
farzım ibadet için
ibadetim Allah için
el-mazmaza içtimşah (sonradan idrak ettim ki bu istinşak olacak ama ben öyle anlamışım)
cemi azalarımı yıkayıp pak etmektir.
eşhedü ella ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abduhü ve rasulüh.

bakılırsa kelime-i şehadetten önce 6 cümle var o cümleler bize guslün farzlarını öğretiyor bizde o cümlelere göre ağzımıza ve burnumuza su verirdik. bunları kendimiz banyo yapacak yaşa geldiğimizde bile söyleyiverirdik. ha birde sonunda esprisi var.mesela çocuğun adı ali

arılık duruluk, çiğdemlik çiçeklik
sular aşağı ali yukarıııııı:) der bizi güldürür çıkarırdı canım annem..

şimdi okula çocuklar gidiyor fakat anneler başarı rekabetine giriyor. senin çocuğun ne öğrenmiş benimki ne diyerek..

yine biz ilahiler dinler söylerdik. hiçbirinin anlamını düşünmezmişim söylerken. şuan subhaneke okuyan çocuk da şiir okuyan da mana olarak çok anlamıyorsa da ezberinde oluyor.

Pedagog Adem Güneş 4-5 yaşlarından sonra çocuğun evde Kur'an-ı Kerim dinlemesini tavsiye ediyor. onu dinlendirecek, ezberletme baskısı olmayacak şekilde.nasıl ki tv deki bir reklamı çocuk birkaç sefer izledikten sonra tekrar ediyor. Kur'an-ı Kerim'de de öyle olur inş.

bunlar benim yaşantımdan kesitlerdi. canım annemin hakkını hiç ödeyemem. rabbim inş. bana da onun gibi bir anne olma fırsatını verir.

selam ve dua ile.. ( H.A.)

Feyza dedi ki...

Amin..anaokulda da hayatin her aninda da, allah evlatlarimizin karsisina merhametli insanlari cikarsin,allah korkusu sevgisi olan insanlari..
Manevi egitim veren anaokullarinda da var isini layikiyle yapmayan okullar, vermeyenlerde de var..kaliteyi artirmanin yolu, sozkonusu olan kurumlari yok saymak, tumden karalamak olmamali..tavsiye uzerine, biraz daha dikkatli okul ogretmen secmeli..gerisi nasip..

Adsız dedi ki...

sevgili merve sefa...blogunu kisa bir suredir takip ediorum..yazilarinin samimiyeti icinden geldigi gibi yazarken acemiligini orten bir iki muthis detay ve tabiki hocam senin babann blogunua firsat buldukca ugramami sagliyor..

mumkunse sana ve seni okuyanlara faydasi olur diye yazdigin konularla alakali bir yazi gondermek istyrm,,bir ara toparlamam lazim tabii ki,, faydali olacagini dusunursen eklersin..ben almanya de din gorevlisiym..hem burayi burdaki egitimi dini cocuklari anneligi hocaligi yazayim bugunekadar ben faydalandim belki birileri de faydalanir..

duayyla..

mervesafa dedi ki...

elbette. çok sevinirim. bekliyorum yazınızı. hocaanne@gmail.com adresine....

Adsız dedi ki...

Merhaba mervesafa bende konya seydisehirde K.K. Hocasiyim yazilarinizi cok begendim hem hoca olarak hemde anne olarak yazilarinizda cok ortak noktalar buldum..basarilar...

anaokulu malzemeleri dedi ki...

anaokulu malzemeleri,eğitici oyuncaklar,kreş oyuncakları,anaokulu mobilyaları,anaokulu donanımları,eğitim araçları,okul öncesi eğitim araçları,eğitici oyunlar,toys,kindergarten materials,kindergarten toys,kreş malzemeleri,kreş mobilyaları,ahşap ve keçe oyuncaklar,akülü ve pedallı araçlar,akıllı tahta,robotik kodlama ve teknolojik oyuncaklar,galoşuk,yazı tahtaları,panolar,spor grupları,dolap ve kitaplıklar,masa ve sıralar,ilgi köşleri,ofis mobilyaları,macera parklar tıkla sepete ekle anaokulu ve kreş,yengeç eğitim araçları https://www.yengecegitim.com