Kardeş kavgaları nasıl ayrılır?

Bazen, başka zamanlarda çok normal karşıladığımız olaylara tahammül edemez oluruz. Çocuklar da bunu bilirmiş gibi abartırlar da abartırlar.
Biri öbürüne dadanır, Biri bebeği kucaklayıp taşımaya çalışır, bebek Büyük'lerin oyununu bozar. Ve bazen bunların tümü üst üste gelir.
Her şeyi ama her şeyi hoş görebilirim. Döksünler, saçsınlar, düşsünler, kalksınlar, dağıtsınlar. Her şeyin bir çözümü bulunur. Lâkin birbirlerine vurduklarında. Aman Yâ Rabbî. O zaman ne kadar üzüldüğümü tarif edemem. Çünkü suçlusunun ben olduğumu bilirim.

Alalade kavgalar ettiklerinde ikisini de alır bağrıma basarım. En iyi öfke kontrolüm sarılmak. Yoksa ben benlikten çıkarım çünkü.
Bağırdığım,kızdığım anların sonrasinda tüm bedenimde pis bir kan hissediyorum.  Bağırmam, kızgınlığım bitiyor. Lâkin o kan sanki uzun bir süre akmaya devam ediyor. Tüm eve yayılıyor o sıkıntı, o stres. Yediğimiz yemeğin de tadı olmuyor, içtiğimiz çayın da.
O yüzden her geçen gün iyileştirmeye çalışıyorum kendimi. Kendimi tahlil ediyorum da beş yaşımdan beri hep bir bebekle paylaşıyorum aynı evi. 5, 10, 16 yaşında abla oldum. 24,26,29 yaşında anne oldum. Fakat demek ki ancak böyle öğrenebilirmişim ben öfke kontrolünü ki Rabbim böyle bir plan çizmiş. Bana en uygun olanı buymuş demek ki.

Bazen kızçem yaramazlık yapıp bozuverir abişinin oyununu, bazen oğluş karıştırır babasıyla kızçemi de tutturur güreşeceğiz diye. Fırtınanın yaklaşmakta olduğunu anlar hemen gözükürüm o odada. Lâkin bazen yetişemem, dalarlar birbirlerine.

Bebeği uyutuyor olabilirim, abdestte olabilirim. Hemen yetişemeyebilirim. Ama ne kadar çabuk gidebilirsem o kadar çabuk giderim yanlarına. Şöyle bir bakış atarım, haksız taraf hemen kendini belli eder. Anlamamış gibi yaparım. Iki kolumu da açarım açabildiğimce, içimden derim ki, "Allahım acziyetimi sana şikayet ediyorum, ben daha planlı daha sakin olsaydım bu çocuklar kavga etmezdi"

Bazen hemen sakinleşşrler. Bazen de başlar mağdur taraf anlatmaya.
- anne abiş benim sırıma çıktı düştüm paaamaaasım acıdı (anne içses: ah o parmak niye hep o parmak)
- anne kızına bişey söyle benim şinşek adam kıyafetimi yırttı (anne içses:Şimşek adam kıyafeti ne ya)
- anne abiş diyo ki senin adın zottirikli tottirik diyo (anne içses: e haklı bence de zottiriksin yavrum)
- anne ayşeseher diyo ki pilav üç kere pişer ben beş diyorum anlamıyo (anne içses: Ulen üç sene sonra pilavları sana yaptıracağım, görürsün o zaman üçü beşi)
- anne abin diyo ki babam geldi diyo ben diyorum gelmedi diyorum anlamıyo ( ah o Babanız bi gelsin ah)
...
...
...
İlâ âhir. Uzar gider bu liste.

Önceden sadece sarılırdım. Fakat yaşı büyüdükçe oğlum yavaş yavaş hemen ta'mir olmamaya başladı. Yine öfkesinin dinmediği anlardan birinde dedim ki,
- oğlum, kızım, siz böyle yapınca benim şuram(kalbimi göstererek) acıyor. Çocuklarım hiç birbirine vurmasın istiyorum. Babanla biz de tartışıyoruz, hiç gördünüz mü birbirimize vurduğumuzu. Tartışmak güzeldir ama vurmak iyi değildir.

Suratlarındaki ifadeyi görmelisiniz.
Çocuk vicdani ile terbiye olur diyorlar.
Doğru söylüyorlar.

Furkan Suresi 74. Ayet
"rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrete a'yunin vec'alnâ lil muttekîne imâmâ"

Hiç yorum yok: