Oynaya oynaya....

Onları rahat bıraktım.
Sürekli canları sıkılıyordu. Ben de canım sıkıldı demesinler diye elimden geleni yapıyordum. Aman canları sıkılmasın, çizgi film izlemesinler diye aktiviteler sundum önlerine sürekli. Birgün oğlum bana "beni rahat bırak anne" dedi. Ben de bıraktım. O günden sonra kendi isteğimle eve tek bir kitap, dergi, oyuncak almamaya ahdettim.
Unschooling okumaları yapıyorum uzun zamandır. Fakat bu felsefenin istediği ortama sahip değildim. Safranbolu'ya geldikten sonra yavaş yavaş istediğim ortama kavuşmuş oldum. Sanırım bu kararımda mekânın etkisi çok yüksek.
Önce bik bik bik ne kadar oyuncak varsa hepsini kaldırdım. Kitapların da çoğunu kaldırdım. Birbiriyle alakasız gibi gözüken lakin üretim yapabilecekleri malzemeleri bir sepetin içine doldurdum. Paket lastiği, bant, çeşitli boyutlarda odun parçaları, kırılmış elbise askıları, kartonlar, eski dergiler. Aman Yâ Rabbî, ne îcâtlar çıkıyor oradan bir bilseniz, hayal güçleri öyle kuvvetli ki, saymakla bitiremem yaptıklarını.
Elhamdülillah ki karşıma doğruyu anlatan insanlar çıkardı da, çocuklarımın içindeki gücü keşf ettim. Darısı başınıza efenim :)

Hiç yorum yok: