Çocuğumun paket gıda tüketmemesi için ne yapmalıyım?

Çocuklarımın paketli gıdaları yemesini istemiyorum? Ne yapmalıyım?

     Önce işe kendinden başla. Kendin yeme. Aslında işin çok büyük bir kısmı buraya dayanıyor. Tabi çocukları yatırıp çukulataları çıkar demek istemiyorum. O görürken de görmezken de yeme gardaşım.
     Çocuğu annesi ile damak tadı arasına seçim yapmak zorunda bırakma. Üzgünüm, damak tadını seçecektir. Ona sağlıklı, güzel tstlılar yapmak zorundasın. Ballı muhallebiye hiçbir çocuk hayır demek. Pekmezli keke, kuru meyvelere ve kuruyemişe de. Ye, yedir. Cennet ülkede yaşıyoruz. Kıymetini bilmek gerek.
     Allem ettin kullem ettin. Kırk dereden su getirdin. O çocuk o evden çıkacak. Parka da gidecek, yatılı misafirliğe de, ve en korkuncu okula da :) yeni paketli şeylerle(gıda demiyorum özellikle) karşılaşacak. Belki de sen yanında yokken. O yüzden iyi bir irade eğitimi olmalı çocuğun. Ben bizim hikayemizi anlatayım.
     Ben kurstayken çocuklarımla iki İlahiyat Fakültesi talebesi kızımız ilgileniyor. Altlı-üstlü oturuyoruz. Bir gün kızım "anne biz ablalarda klem peynil yedik" dedi. Gözlerine bakmadan "hmmm, öyle mi" dedim. O anda beni test ediyordu. evde hiç yemediği birşeyi dışarıda yedi, ve bunun doğru olmadığını fıtraten biliyor. Bana onaylatmak istiyor. Çünkü anne, çocuğun Dünyâ'daki ilk sığınağı. Hep anneyi ikna peşinde çocuk. Hiç sesimi çıkarmadım.
     Benimkiler patatese bayılır. Her sabah-öğle-akşam "patatesli ne var anne" diye sorarlar. Ertesi sabah patates yapmamıştım. Oğlum sofraya baktı. Ben bunları istemiyorum, ben krem peynir istiyorum diye kükredi. Abişini gören kıçem de tribsl enfeksiyona girdi. Eşim daha mutfağa gelmemişti. "Oğluma dönerek, bu sabah bunları hazırlayabildim"dedim. Üzerine tek kelime koymadım. Yemediler, yalan olmasın sanırım biraz ekmek yemiş olabilirler. Eşim gelince de kaş gözle anlattım durumu. Tepki vermedik. Geçiştirdik. Biz büyüttükçe çocuklar da büyütüp zıtlaşmaya götürecekti çünkü.
    Bir sonraki sabah bol patatesli yumurta yaptım. İştahla yerlerken "çocuklar bazı yemekler içimize sağlık verir, güç verir, bazı şeyler(özellikle yemek demedim) ise hastalık verir, bizi güçsüz bırakır" dedim. Kızım hasta olmayı hiç sevmez, oğlumsa güç delisi. Sürekli kimin kimi güreşte yeneceğini sorar. İkisinin de dikkatini çektiğimi bilmenin rahatlığıyla ymrğime devam ettim. Tepki vermediler. Anaları kılıklılar :) Ben de verecek cevabım olmadığında susarım.
     Sonra her yemekte sormaya başladılar.
- Anneah  nohut bize naaaaapar.  - güç verir annecim.
- anneeeah havuç bize naaaaapar - gözlerimizi kuvvetlendirir annecim
-anneeae, yoğurt bize naaaapar - kemiklerimizi kuvvetlendirir annecim.

Sanırım biraz da oyun haline getirdiler. Birbirleriyle şöyl konuşmalarına da şahit oluyorum bazen.
-ayşe, çorba bize naaapar - burnumuzu güçlendirir abiş
-abiş, süt bize naaapar  - attiri vat yapar ( gülüşmeler )

Kur'an úl'il elbâb(akıl sahipleri)'a sesleniyor güzel kardeşlerim. Akıl sahibiyiz. Ne edek. Bu dönemin imtihanı da bu. Sistem hem sana alacalı paketlerde gıdalar sunuyor, hem de bunların zararlarını anlatıyor. Düşüneceğiz, taşınacağız. Bundan kurtuluş yolunu bulacağız. Bu zamanın imtihanı da bu. Rabbim yardımcımız olsun.

Hiç yorum yok: