Bebeğim kalabalık ortamlardan rahatsız oluyor, ne yapabilirim?

İnsan, mükemmel bir savuna mekanizmasıyla yaratılmıştır. Fakat her şeyin olduğu gibi bunun da bir sonu vardır. Bebekler bildikleri dokunuşları, bildikleri yüzleri görmeyi severler. Çok fazla farklı insanı bünyeleri kaldırmaz. Huzursuzlanmaya başlarlar.

Bu, "bebek ve anne eve hapsolsun" anlamına gelmiyor. Fakat çok kalabalık ve gürültülü ortamlara girilmemelidir. Bebek çoğunlukla sebepsizce ağlamaya başlar böyle ortamlarda. Böylece anneciğine sinyal verir. Beni buradan götür diyemediği için ağlar.

Elbette siz de iki insan yüzü görmek istiyorsunuz. Arkadaşlarınızla görüşmek, akrabalarınızı görmek istiyorsunuz. Evdeki saç baş dağınık halinizden sıyrılıp, düzgünce giyinip cici mamalar yemek istiyorsunuz. Olmaz diye bir kaide yok. Yine olur. Gideceğiniz eve herkesten önce gidebiliyor musunuz? Veya herkesten sonra çıkabiliyor musunuz? Bebeğin bunaldığını hissettiğiniz anda başka kimsenin girmeyeceği bir odaya geçip orada bebeğinizle gerekiyorsa uyuyabiliyor musunuz? Dakikalarca kimse rahatsız etmeden, bebeğinizin gözlerinin içine bakarak emzirebiliyor musunuz? İşte bunlar önemli. Bu soruların cevapları olumlu ise o eve gitmenizde bir sakınca yok. Ama bir bebeğe annesi ile yalnız kalma özgürlüğünün verilmediği ev, o bebeğin huzursuz olduğu ev olacaktır.

Bir de rahat anne kafası lazım bize. Yani içeride bebeği emzirmeye veya uyutmaya çalışırken salonda olanlar kafanızda olmayacak. Birileri gelmiş, birileri gitmiş ne gam! Çay servisi başlamış. Başlarsa başlasın. Telefonunuz yanınızda mı? Kapalı ya hani odada bebek var diye. Heh, açın onu. Odanıza servis isteyin :) Telefonu kapatmayı unutmayın tekrar. Tamamdır. Bebeğiniz mayışıp uyuyakalınca toparlayın yine kendinizi. Çekin tekrar sürmenizi. Muhabbet kaçmıyor, sizi bekliyor kaldığı yerde.

Hiç yorum yok: