Üstâdem dedi ki,

Lafızlar önemli. "Üstade" güzel lafız. Belki de bu lafzı ben uydurdum bilmiyorum. Üstaz değil de neden üstad diyoruz onu da bilmiyorum. Ama o benim üstadem. Ta 17 yaşımdan beri.
Üstadem demiş ki "filanı arıyorum, kim tanır", Minerva demiş ki "ben tanırım filanı , bir falan var". Üstadem demiş ki, "safranbolu'daki falan mı". Mİnerva demiş ki "ta kendisi".
Üstadem dedi ki, "alo ben üstade" ben dedim ki "Fa, Fa, Fa?". Şimdi size bu sahne çok yapmacık gelebilir. Ama evet tam olarak böyle oldu. Bu sahneyi zilyon kez izlediniz çünkü farklı oyunculardan. Ama tam olarak böyle oldu. Tam olarak dizlerimin bağı çözüldü. Yazı yazmaya çalışırken, yazamazken, zihnim doluyken, annemdeyken, bi kızkardeşm bebemi yıkarken, bi diğeri öbür bebemle oynarken, büyük bebem "aannnneaaah" diye bağırırken üstadem aradı.
Hocam çok heyecanlandım
Yanlış bir zamanda mı aradım
Hocam ben bi oturayım, yok yanlış zaman değil, sizin sesinizi duyunca
İyi misiniz? sesiniz?



Dinliyorum hocam.

Üstadem dedi ki az sosyal medya, az oku bol düşün. Az yaz, öz yaz. O gün neler okuduğunu ve hissettiğini bütünleştir. İki olayı ilintileyip yazabilirsin. Dedim ki sadece yaşadıkarımı yazabiliyorum. Üstadem dedi ki "okumalarınızdandır, düzelir". Dedim ki "hocam gelsem". Dedi ki "buyrun bekleriz".
Gittim, bir görüşle gördüm. Herşeyi abarttığımı söylerler. Bence ben yoğun yaşıyorum. Ben böyleyim. Niye böyle yapıyorum bilmiyorum. Öyle yapınca mutlu oluyorum. O halde bırakın da öyle yapayım. Ben size niye geçiştiriveriyorsunuz diyor muyum? Demem o ki hislendim. Gözyaşlarım saklandıkları yerden çıktılar.
Üstâdem dedi ki, not tut. Vaktimizi rahmani olana harcamazsak bereketimiz gider. Şeytani olanda bereket yoktur. Çocuklarınız var, okumalarınız için günün en sakin saatlerini tercih edin. Normalde günün ilk saatleri denir, ama bir anne için en yoğun saatlerdir.
Üstadem dedi ki, altı çizili satırlar önemli. Altını çizdiğin kelimeleri kitabın arkasına not olarak yaz. Bir şey aradığında sana yardımcı olur. "Hocam bunu yazarlık eğitiminde mi öğrendiniz" dedim. Üstadem dedi ki "yazarlık eğitimi almadım". Kocaman gülümsedim. İçimden çığlık attım.
"Dedi ki"den sonra virgül koydum. Çünkü daha neler diyecek üstadem. Çünkü konuşacaklarımız bitmedi. Çünkü konuşulacaklar bitmez.

Hiç yorum yok: