günce....




Teknolojiyi hizmet ettirdim kendime. Eşimin de benim de üstlenmediğimiz akıllı telefonu evde iken kullanmaya karar verdik. Bik bik bik uyarı sesi olmadan, ama nimetlerinden faydalanabildiğim telefondan yazıyorum bu gönderiyi.

Üç gündür salon ve mutfağa birikmiş materyallerimizi dağınık ve boğuk görüntüden kurtarıp böyle fiyakalı ve iç açıcı dizdim. Kısa kısa anlatayım.

-Meraklı minik bu ay Ugurbocugu üzerine. Bir de oyun var. Babalarının yanında öyle uslu oynuyorlar ki. Benimle oynadıklarında hır çıkıyor. Neden acep?

- Tahtalar, yapıştırıcılar, eski baharatlık. Maket ev yapıyoruz.

- Resim meraklısı oğlumla ayrıntı çalışıyoruz. Eller ve parmakların konumu üzerine çalışıyor. Büyük resimleri birlikte yapıyoruz. Küçük eskizleri o yapıyor.

- Resimlerin birebir gerçeği yansıtması gerekmiyor. Osmanlı helâl daireyi keyfe kâfî kılmış. Minyatür ile hem tarihi yansıtmış hem de helâle halel getirmemiş. Bu ve daha çok bilgiyi veren Emine kardeşim bir kitap tasviye etti. Hemen aldık. Adı : minyatürİSTanbul-cambazlar

- minnak oğlum tekerlekli nesnelerle pek ilgili bu aralar. Kullanmadıkları için çatıya kaldırdığım oyuncak kolisinden tek tek seçmiş abişinin arabalarını ben çamaşır aşarken smile ifade simgesi evde paten kaymamak için dikkatle yürüyoruz.

- instagram'da @oyuncu_anne diye pek hoş bi hatun var. Onda gördüm. Harflerin arkasına ve zemine cırt-cırt dikiyor. Malzeme : Keçe Bitince yakın plan gösteririm inşallah

- Usturlab Atölye'nin orman kâşifi defterini doldurmaya başladık bugün. Kızçem cok ama cok sosyal bir cocuk. Anası kılıklı. Dört kız arkadaşı var. Oglum hemen yanıbaşımızda Yaz Kur'an Kursları Futbol Turnuvası'nı izlerken biz Muftulugun cardaginda atolye yaptık onlarla. Pek mesut oldu herkes.











Burası Safranbolu'nun en büyük parkı. Geçen geldiğimde iki katı toplamıştım. Bu yine iyi.

Ben toplamaya başlayınca çıtçıtçılar anında kabukları poşete doldurmaya başlıyor. Bilmem beni görünce yere çöp atmaktan vazgeçen olmuş mudur?

Geçen gün havuzda bi hanımla uzaktan gülümsedik birbirimize. Çocukların sakin olduğu bir anda yanına yaklaşıp "kusura bakmayın hatırlayamadım" dedim. "Geçen gün parkta çöp topluyordunuz, her yerde anlattım. Hepimiz az toplarsak her yer güllük gülistanlık olur" dedi. Bir de buralı imiş. Gurbetçi olduğumu öğrenince minnet ve mahcubiyetini bir kez daha ifade etti.

Güzel şeyler olur. Güzel şeyler yapalım. Güzel zamanlar gelecek.


Temmuz Ayı


Belirlediği resmi evvela birkaç kişiye çizdiriyor. Boyuyor. Oturuyor dakikalarca düşünüyor. Beyaz kağıt önünde dakikalarca kağıda bakıyor. Sonra başlıyor. Önündeki duvarda resmi görüyormuş gibi bi duvara bakıyor bi kağıda. Çiziyor çiziyor çiziyor. Şu bayram günü ev cümbüş gibi. Umrunda değil. Yaklaşık bir saattir elindekiyle uğraşıyor. Perspektifi tutturamıyor, sinirleniyor. Bi daha çiziyor.
Gel gör ki bu çocuğa harfler deme. Hiç hazzetmiyor. Birkaç dakikadan fazla vakit ayırmıyor sembollere. 
Şimdi bunun gibi herbiri özel 30 bebeyi alalım. Bi sınıfa koyalım. Bir öğretmenin hepsinin ilgi alanlarını keşfetmesini ve velilerin beklentilerini karşılayacak şekilde değil, çocukların içindeki cevherleri çıkartacak şekilde eğitimi sürdürmesini bekleyelim.
Çok bekleriz. 

Hiç yorum yok: