Islak Mendil, Peçete ve Kağıt Havlu olmada yaşamak mümkün mü?

Mümkün. Ben bunların hiçbirini evime sokmuyorum. Belirteyim. En büyüğü altı yaşında üç çocuğum var 
smile ifade simgesi
Evde çocuğumun burnu aktığında : "Peçete almaya git, çocuğun yanına dön, çocuğun burnunu sil, peçeteyi atmaya git" yapacağıma, "lavaboya git, çocuğun burnunu yıka, havluyla sil" yapıyorum.
Çocuğum yemek yerken, boya yaparken ellerini kirlettiğinde ellerini ağzını güzelce yıkıyorum. Kendim de keza ve keza.
Sinüzitimi kendim kendime, ilaçsız, doktorsuz "mendili terketmekle" yendim. Herkeşlere tavsiye ederim.
Sesinizi duyar gibiyim. Eeee, peki dışarıda? Uzun yolculuk veya pikniklerde arabanın arkasına galon galon su alıyorum smile ifade simgesi Çocuk kirlendikçe uzun yolculukta arabayı durdurup piknikte bagajın üstüne oturtup miss gibi elini ağzını ayaklarını yıkıyorum.
Cami : hih, hih, hih. Şadırvan var.
Tarihi Gezinti Yerleri : Lavabo var, çeşme var.
Doğa Yürüyüşü : Yanımıza su alıyorum.
Bebeğin altını temizlerken : Her seferinde yıkıyorum. Hayır, hasta olmuyor. Soğuk hasta yapmaz, mikrop hasta yapar smile ifade simgesi
Mutfakta: Annem sağ olsun her gelişinde bir paket sarı bez getirir. Ben onları hiç atmam. Kirlenir bir leğene koyarım. Bir makinelik biriktiğinde 60 derecede zeytinyağlı sabunla yıkarım.
Yer temizliğinde: Klasik Türk kadınıyım. Bi havlu lekelenmeyegörsün, bi atlet eprimeyegörsün. Hop, yer bezi yaparım. Aynen onları da bi makine kadar kirlenince 60 derecede zeytinyağlı sabunla yıkarım.
Öyle işte. Çok mu zor? Yooo, bence kolay.

Hiç yorum yok: