orman

Ormana gideriz. Arabanın motoru durduğu anda içimdeki "e buraya gelene kadar da lpg tükettin ama" sesi de dahil olmak üzere tüm sesleri sustururum. O kuş sesleri, çürüyen veya yeşeren meyveler, yemişler. Her gün bir yenisini tanıdığım ağaçlar ve onların yaprakları, dalları, filizleri. İçimdeki seslerin her birini bir başka şey susturur. Bir hışırtı, bir kıpırtı, bir koku, bir tat.

Anne Café bir yerlerde okuduğu bir sözü paylaşmıştı. (anne cafe olmasa biz blogger'ların hali ne olurdu acep :) "Bugün yazacağım dediğim hiç bir şeyi yarın yazamadım" tadında bir söz. Niye bilmiyorum. Bugün zihnimde hiç farketmeden bir çok yazmış oluyorum ve yarın o cümlelere ulaşamıyorum. Emzirmekten midir, nedir? Bilmiyorum. Ama bugün ile ilgili bir şeyler çızıktırmak iyi. Gençlerle bir arada olmak da iyi. Mescid'de sohbet yapmak da iyi. Bu zamanda genç olmayı konuşmak da iyi. Elhamdülillah.


gökkuşağını gördünüz mü?

bugün şöyle geçsin kayıtlara, KBÜ İLH, ilk ders






ML yedirmedi bunu :)

keçi kızım.

dereye iniyor, kendi yaptığı oltası ile balık tutmaya

iniyor, çıkıyor, keşfediyor. evet o deniz oğlan ve evet çok büyüdü

bunu da yedirmedi :)

şuraya doğru ilerlersek, balık bulabilirmişiz.

sarıçiçek dağına bakarkene....

tazecik ağaç, boyuna bakmadan bir de palamut vermiş

yolda bir kemik bulup Karabaş'a veririz diye almıştık. bu hayvancağızın nasibiymiş. benim bebeleri gören hayvanlar bir uysallaşıyor, bir duruluyor.

karşıdan karşıya geçti, sevdiği ekmeklerden seçti, para verdi, para üstü aldı, kolay gelsin dedi, karşıdan karşıya geçti yine. hiç karışmadık, abartmadık. yapılabilir şeyleri çok büyütüyoruz sanki ne bileyim. altı üstü ekmek almak. ben kendimi bildim bileli kaç sokak geçip giderdim.


ve bugünün hasılatı.


Buraya kadar geldin mi okur? E maşallah sana.

Hiç yorum yok: