mutfak sıcak, pişirmek güzel, sen iyi*

- Hızlıca yaparım yemeği. Çabuk çabuk. Acelece. Tarif sorarım yarısını unuturum sonra. Herhalde böyle der uydururum çabukça. Usulü şöyle bozsam olmaz ki derim kendimce. Bunca zaman ayırmak çok değil mi bir yemeciğe?

- Yavaşlamak lazım azizem. Sakin sakin. Usulca. Tarif sormalı ve detay istemeli bolca. Uyduruvermek de lazım yeri gelince. Usülden pek de çıkmamak gerek mümkünse. Yediklerimiz işliyor rûha, zaman ayırmalı bir yemeciğe.

Uyudu mu bebelerin? Yarın mı gelecek misafirlerin? E haydi bismillah.

büyük tencereyi su doldur koy ateşe. Gara mancar der kimi kara lahana. Bas kaynar suya. Çok dikkatli olmalısın ha. Ne az pişecek ne çok. Sarma bol soğanlı güzel. Ama incecik kıyılmış olacak. Hafif morumsu, yerli tohum. Bol ağlatan cinsten. İncecik incecik kıy, beş dakika büyük, beş dakika orta, sonra da küçük ocakta yarım saate yakın kavurmalı. Kısık ateşte hep. Evi râyihası sarmalı. O arada sen tatlının şerbetini kaynat, cevizini kır. ununu ele. erimiş ılımış yağını, tahinini ekle, yoğur ha yoğur güzelce. Yoğurdukça yoğrul sen de. Bir bir akacak düşünceleri. Düzenlenip raflara girecek zihninde. Bastırıver sert hamuru borcama. çatalla iz yap istersen üstüne. dilimle gölünce. at 180 dereceye. Soğanlar devam etsin kavrulmaya. Bir bak ortalığa ki abbov batmış her yer. Haydi toparlan. Su iyi gelecek. Su dertlerini dökecek. Yıkadıkça sakinleşeceksin. Yıkadıkça akacak ellerinden yağlarla birlikte dertlerin kederlerin. tam da bulaşık yıkarken bir şiir iyi gitmez mi? "ekmek sıcak Allah güzel sen iyi"

pişti mi nevzine? az soluklansın, ilk sıcaklığı bir geçsin dök şerbeti üzerine. şerbet dedim de şaşırdın mı de hele. bu şerbet su,bal. az kaynayınca da pekmez içine. söylemezsen anlamazlar. şşş, sessizce. az soluklansın nevzine. döküver soğumuş şerbeti üzerine. soğanların üzerine ister bulgur, ister pirinç, ister darı, ister kıyma ve bol baharat ekle. çekerken onlar birbirlerini, hemhal olurken lezzetleri ile. Sen hazırla soğumuş gara mancarları şimdi de. çok büyükse yapraklar ikiye kesiver. ortadaki damarlar toprağa geri gidecek. teşekkürler damarlar. topraktan alıp yaprağa lezzet verdiğiniz için. haydi selametle. sar sarmaları. dolma değil yahu. dolma dediğin soldurulur, sarma sesiğin sarılır. sar sarmaları. sardıkça o günkü gülüşlerin de sarılacak içle birlikte. Bir gülüş, bir bakış, bir söz. Ah ne çok şükredilecek şey var! Ah ne çok!

Dağıldı mı yine mutfak. Dağılsın. Dağılmazsan, toparlanamazsın. Boşver, börekle patates salatasını da, sabah sabah yaparsın.

*Şair Ahmet Murat'ın "ilk oruç" isimli şiirindeki bir dizeden mülhemdir.

Hiç yorum yok: