gerçek suçluyu bilmek....

Sadece ülkemdeki karışıklık sebebiyle değil, herhangi bir olayla ilgili bireyleri suçlamıyorum. Çünkü önümde bir topluluk değil, insanlar görüyorum. Neden mi?

Kendimi bildim bileli içimde çalışan bir mekanizma var. Muhatabımı hayat tercihleri, görüşleri, okudukları ve durduğu yer üzerinden tanımlamaya, etiketlemeye ve bir rafa kaldırmaya çalışan bir mekanizma bu. Çevremin ve genetik yapımın beslediği bir mekanizma. Ne zamandır dişlilerini yağlamadığım, pas tutsun diye beklediğim, yakıt vermediğim bir mekanizma. Ne zaman ülkemdeki karışıklık ile ilgili bir yorum yapacak olsam muhatabım olan binlerce tek tek kişinin bu mekanizması çalışıyor. Ya suçlayan, ya suçlanan kısma giriyor elbette ki. Kendini bir rafa kaldırılmış hissedenlerin kendilerine has başka bir mekanizma çalışıyor. "beni bir rafa kaldıramazsın, ben bir insanım, özge bir canım" mekanizması. Şiddetli veya şiddetsiz bir dille bunu ifade ediyor. Alatmaya çalışıyorum öyle demediğimi. Yoruluyor, yoruluyorum. Veya suçladığım kişiye karşı yanımda yer alıyor ve rafa kaldırılmış birileri olmadığı için ferahlayarak kendi suçladığı kişileri ben suçlamışım gibi davranıyor. Anlatmaya çalışıyorum öyle demediğimi. Yoruluyor, yoruluyorum.

Kendimi bildim bileli içimde çalışan bir mekanizma mekanizma daha var. Muhatabımı herhangi bir rafa kaldırmadan insan sadece insan olarak gören bir mekanizma. Çocukken çokça kullandığım, sonraları yağlamayı bıraktığım, pas tutmasına izin verdiğim, yakıtını unuttuğum bir mekanizma. Ne zaman birini nereli olduğu, medeni durumu, diplomalarını sormadan, bilsem de onlar üzerinden değerlendirmeden dinlesem, sadece dinlesem, yorumlamadan dinlesem. Bir iki soru sorsam. Yönlendirme gayreti ile değil. Üstenci bakış açısıyla değil. "Gel sana doğru yolu göstereyim" kaygısı ile değil. Muhatabıma iyi geliyor. O da bana bir soru soruyor bazen. Bana da iyi geliyor.

Birin suçlayacak olsaydım, içimdeki muhatabımı hayat tercihleri, görüşleri, okudukları ve durduğu yer üzerinden tanımlamaya, etiketlemeye ve bir rafa kaldırmaya çalışan bir mekanizmayı suçlardım. Onu bana VERENi de biliyorum. O benim biricikliğimin temelini oluşturuyor. Diğerlerinden ayrılmam, biricik olmam için verilmiş bana. Hissediyorum. O mekanizmayı da seviyorum. Peki bu yazıyı neden yazıyorum?

Kendin gibileri bul, ve yola devam et demiş diyen. Çabalıyorum. "Acılarıma kardeş" arıyorum.

Hiç yorum yok: