din mi eğitimi?

Oturuyoruz, kalkıyoruz "din eğitimi" konuşuyoruz. Konuya bütüncül bakabilmek için, ülkemizde hangi kurumlarda din eğitimi verildiği, eğitim kelimesinin ve din eğitimi tabirinin tarihçesi üzerine okumalar yapıyorum uzun süredir. Tüm bu bilgilerin ışığında bir kaç fikir kırıntısı ve tüm bunları okumamın, konuşmamın, düşünmemin sebebi mucibi bir dua ile ilgilisine sunuyorum. Rabbim günlerimizi ve gecelerimizi bereketli kılsın.

Ülkemizde Din Eğitimi Verilen Kurumlar

Ülkemizde, bir dinin hukukunu ve kültürünü müfredat edinmiş okullar, İlahiyat Fakülteleri, İmam Hatip Liseleri ve Ruhban Okulu ve Özel Musevi Okuludur.

İmam Hatip Liseleri, Osmanlı Devletinin son döneminde kurulan Medresetül Eimme vel Hutabanın ismine mülhemen 1951 yılında, DP hükumeti Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri'nin onayıyla açılmıştır. Aile tarihimiz üzerinden okursam, babam, ben, büyük kız kardeşim, ortanca kız kardeşim 1980, 2001, 2006, 2012 yıllarında Adapazarı İmam Hatip Lisesinden mezun olduk. Annemse, bulunduğu ildeki İmam Hatip okullarında kız öğrencilere uygulanan örtü yasağı sebebiyle eğitimine Kuran Kurslarında devam etmiş iken küçük kız kardeşimse Rabbim nasip ederse aynı İmam Hatip Lisesi'nin orta kısmındaki eğitimini bitirmek üzere.

Tevhid-i tedrisat kanunuyla beraber İstanbul Darulfünûn'u İlahiyat Fakültesi kurulmuştur. Darülfünûn Üniversiteye çevrilince İlahiyat Fakülteleri öğrenci azlığı sebep gösterilerek kapatılmış ve bazı hocalar enstitü altında çalışmaya devam etmişlerdir. Ta ki 1949'a dek. Bu yıl, Ankara Üniversitesinde bir İlahiyat Fakültesi kurulması kararlaştırılmıştır. Ve 1959. İmam Hatip Okulları mezunlarının eğitime devam edebilmeleri için kurulan Yüksek İslam Enstitüleri.... Taki 1982'ye dek. O yıl, beş enstitü İlahiyat Fakültelerine devredilmiştir. Yine aile tarihimiz üzerinden okuyacak olursak, babam 1980 yılında ilk Yüksek İslam Enstitüsü'ne girip 1984 yılında İlahiyat Fakültesi'den mezun olmuş iken zevcim ve ben 2005 yılında 21 İlahiyat Fakültesi'nden mezun olmuş 800 kişiden idik. Kız kardeşim ve eşimin yeğeni ise Rabbim nasip ederse seneye 100 İlahiyat Fakültesinin örgün ve ilitam programlarından mezun binlerce kişiden olacak.

Ruhban Okulu, 1844-1971 yıllarında lise ve teoloji meslek yüksek okulu adı altında eğitim veren bir kurum iken 1971'de 12 Mart Muhtıra Yönetimi tarafından eğitime devam edebilmesi için bir Türk Üniversitesi veya ilahiyat fakültesine bağlanması şartı koyulmuştur. Okulun günümüzde kapalı kalması, mevcut yasa gereği YÖK'e bağlanması ve patrikhanenin isteği olan MEB'ye bağlı özel okul olma isteği konusundaki görüş ayrılıkları yüzündendir.

Özel Musevi Okulu ise 1914'te başladığı eğitim hayatına Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak hâlen anaokulundan lise düzeyine dek eğitim vermeye devam etmekte. 

Bunun yanında Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur'an Kursları ve Camilerde Öğreticiler ve Din Görevlileri tarafından Kur'an'ı Güzel Okuma temelli eğitimler de devam etmektedir. Yine aynı kuruma bağlı Yüksek İhtisas Merkezleri ise Müftü Adayları mezun etmektedir.

Eğitim Nedir?

Sözler, halkların yitik hazinesidir. Burada halk sözü ile "bir ırka mensup kişileri" değil "Belirli bir bölgede yaşayanların tümü, ahali" anlamında kullanıyorum halk sözünü. Kanında Arnavut, Bulgar ve Türk kanı olan biri olarak böyle yapmasam ötelerde dedelerimin(rahimehumullah) yüzüne bakamam.

Halklar, kona göçe yaşarken yeni halklarla ve dolayısıyla yeni söz ve söz öbekleri ile karşılaşırlar. Karşılaştıkları kimi sözü sahiplenir, kimini unuturlar. Kimi sözü anlamını değiştirerek, kimi sözü kendi sözleri ile birleştirerek, kimi sözlerin seslerini değiştirerek kullanmaya devam ederler. Tüm bunlar kendiliğinden olur, kendiliğinden.

Antik Yunanda sadece erkeklerin, Roma İmparatorluğunda seçkinlerin oy verebildiği demokrasi, artık sömürge haline getirilecek herhangi bir toprak parçası bulamayan 20. Yüzyıl Kıta Avrupa'sında son şeklini aldı ve ve coğrafyamızda yeni yönetim şekli oldu. Fakat bu liberal demokrasiden çok bir tür Platonik Demokrasi idi. Yo, yo! Hayır. Olayın duygusallıkla ilgisi yok. Bir düşünürden bahsediyorum. "milletin idarecilerini iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim(εκπαίδευση) görmüş olması şarttır" diyen bir düşünürden. Yüksek karar mercileri bunu benimsemiş olacaklar ki halkın tüm maddi ve manevi değerlerini iyi bir eğitime tabii tuttular.

Peki ne demek eğitim? Nereden geliyor bu söz?

* eğmek'ten gelir diyen var. zorlama bir yorum. eğmek zaman içinde yumuşamış bir kelime. kelimenin kökeni aymak.

* eytmek, aytmak' tan gelir diyen var. bu kelimeye 'söylemek, anlatmak' anlamını veriyorlar. kelime kökenine bakıyoruz yine böyle bir anlam yok. en fazla "demek" anlamı çıkabilir. o anlamdan da "birine öğretmek" manasına sıçramak mümkün değil.

* igidmek'ten getirilmiş bir sözdür. Türkler olarak 'igidmek' kelimesini tespit edilmiş metinlerde bin beş yüzyıldır kullanıyoruz. Öncesi meçhul. Uygur Türkçesi sözlüğünde "evlatlık, besleme, köle yetiştirmek" anlamları verilmiş. "iğdiş" kelimesini hepimiz biliriz. genelde hünsa kılınan, miras hakkı olmayan evlatlık anlamlarında kullanılıyor. Türk Dil Kurumu kurulur kurulmaz kısa bir sürede yeni bir dil, yeni bir sözlük tasarlıyor. tahsil, talim, terbiye kelimelerinin karşılığına da igitim, eğitim kelimesini koyuyor. yani buna göre "igidilmiş, eğitilmiş" kelimelerinin kısaltılmışı iğdiş oluyor. tam da günümüz eğitim sistemine maruz kalmayı anlatmıyor mu?

Din Eğitimi

İlahiyat, Teoloji kelimesinin birebir çevirisidir.Günümüz Türkçesindeki karşılığı ise Tanrı Bilimidir. Tıpkı bunun gibi Din Eğitimi de "religious education" tamlamasından çevrilmiştir. Fakat tamlamanın birebir çevirisi "din eğitimi" değil, "dini eğitim"dir. Bir iyelik ekinin yer değiştirmesini bahis konusu ediyoruz evet. "Din Eğitimi" tamlamasında iyelik eki ikinci kelimede, yani eğitimdedir. İyelik(sahiplik)eğitim öğesindedir. Oysa "dini eğitim" tamlamasındaki iyelik(sahiplik)din öğesindedir.

Burada uzun uzadıya Dünya'nın Batısında meydana gelen laisizm sürecinden,Batı ve İslam dünyasının dini kurumlarının karşılaştırılamazlığından bahsedecek değiliz. Yalın bir soru sormak istiyoruz:15 asırlık İslam Tarihinde izine rastlanmayan, ilahiyat ve din eğitimi tabirlerini biz nasıl bu denli çabuk benimseyebildik? Bakınız konjonktürden, siyasi hesaplardan bahsetmiyorum. Genele indirgemeyelim meseleyi. Bir ebeveynin yavrusuna kuracağı dili hangi güç kontrol edebilir? Tam olarak bundan bahsediyorum.

Hasıl-ı Kelam

Eğitim, köksüz ruhsuz bir kelimedir. Bakınız yüzyıldır yaptığı çağrışımlardan, okul anılarımızdan, yıllarca neden eğitildiğini bilmeden eğitilen nesillerden bahis dahî açmadım. Yaraları kaşımak, kanatmak değildir derdim. Yeni bir nefes almak için bir pencere açmak niyetindeyim.

İslam "Din Eğitimi" kelimesi ile indirgendiğinde neresinden tutarsak tutalım İslam öğreniminde ıslah hareketi başlatamayız. Bununla birlikte din kavramı üzerine düşünmeyi ve araştırmayı zinhar lüzumsuz göremeyiz. Bu da gereklerden bir gerektir. Fakat sadece gereklerden biri.

İslam, yaşanılarak aktarılır. İlk insandan bu yana insandan insana akarak yaşatılmıştır İslam. Bununla birlikte buy akışta elbette bozulmalar, yanılmalar da gerçekleşir. Elhamdülillah doğru aktarımı üzerine hiç bir şüphemiz olmayan Kur'an, ve onun uygulamalı açıklayıcısı olan Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sünnetini, hoca-talebe ilişkisi içerisinde tahsil etmiş alimlerimiz halen mevcut.

Kur'an ve onun uygulamalı açıklayıcısı olan Sünneti okuyarak, İnsanı okuyarak, Kainatı okuyarak süregelen bir İslam anlayışı temennisi, duası... Tüm bu zâid cümleler bu duayı edebilmek için kuruldu.

Kaynaklar:
Büyük Uygurca Sözlük / Ahmet Caferoğlu
TDK Büyük Türkçe Sözlük / Eğitim Maddesi
TDK Türk Lehçeleri Sözlüğü / Eğitim Maddesi
Ünal Taşkın / Klasik Dönem Osmanlı Eğitim Kurumları (Makale)
Ahmet Öcal / Eğitim Kelimesinin Etik Analizi (Makale)
Mustafa Öcal / Türkiye'de Din Eğitimi Tarihi Literatürü (Makale)
İsmail Kara / Şeyh Efendi'nin Rüyasındaki Türkiye
Ahmet Vefa Çobanoğlu / DİA, Külliye Maddesi
Mustafa Özel / Miili Devletten Medeni Devlete Türkiye
Halil Altuntaş / Yüksek İslam Entitüleri
Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tarihçesi
Platon / Devlet
Mümtaz'er Türköne / Siyaset

1 yorum:

Sareahla dedi ki...

Okudukça uyku tutmuyor elinize dilinize yüreğinize sağlık Allah razı olsun