Kıskanmak....

evimize bir bebek geldi.
sofraya sonradan gelip az öte gidin diye diye sığışan o kişi gibi, geldi ve hiç bir şey değişmedi.
sevgi nasıl bir şey bilmiyorum. Rabbim belki de kalbime önceden birçok oda açmış da hepsinin odası da hazırmış gibi. Sanki hep hepsiyle yaşıyormuşuz gibi.
daha bebeğim yokken bile bekleri konuşturmaya bayılırdım, hâlen konuşturuyorum. bebeğin ağzından abilere ve ablaya methiyeler diziyorum. bebeğin ağzından oyunlarına karışıyorum :)
ikinci bebeğim olduğunda en büyük kaygım kıskanırlarsa ne yapacağımdı. şimdilerde kıskanma belirtileri gösterdiklerinde fırsat bu fırsat deyip dediklerini yapıyorum hemen. ikinci bebeğim olduğunda tüm gün nasıl geçecek diye düşünüyor ev okulu planları yapıyordum. şimdi gün nasıl bitiyor anlamıyorum.
Su döngüsü, farklı ağaçların farklı dokularda oluşunu hissetmek, , minik yap_boz oyuncaklarla çizgi film karakteri tasarlayıp saatlerce çölde oyun kurmak, tığ ve iplik ile ilgili uzun uzun konuşmak, ot yolmak, bisiklet sürmek ve bol bol bisiklet sürmek. Çok şükür halimize.

5 yorum:

Hilal dedi ki...

Daha sık ve uzun yazmalısınız. Yazılarınız ruhuma iyi geliyor.

hocanne dedi ki...

:)
sen gel bebegi gezdir bacım, ben yazarım

Adsız dedi ki...

sizin gibi bir arkadaşim olmasini cok isterdim.

Feyza dedi ki...

Uzun zamandır instagram kullanmıyorum. Daha önce oradan takip ediyordum seni. Ben oralardan çekildiğimde ikimiz de hamileymişiz meğer. Gözünüz aydın sizin de.
Bir bakayım yazıyor mu acaba diye girdim, yazıyormuşsun. Eski bir arkadaşla karşılaşmış gibi oldum. İyi geldi, sagolasin.

Feyza dedi ki...


Uzun zamandır instagram kullanmıyorum. Daha önce oradan takip ediyordum seni. Ben oralardan çekildiğimde ikimiz de hamileymişiz meğer. Gözünüz aydın sizin de.
Bir bakayım yazıyor mu acaba diye girdim, yazıyormuşsun. Eski bir arkadaşla karşılaşmış gibi oldum. İyi geldi, sagolasin.