medresetül beyt....

önce yatak istirahati, peşinden nekahet dönemi ve ahirinde annemin yanından eve dönüş ile ML'nin en yoğun zamanı olan mübarek Ramazan ayının birleşmesi.... hasılı son 5 ayda sayılıdır ev medresesinden çıkışım.
neredeyse her gün evden çıkardık biz. ya kıra giderdik ya bir ders dinlemeye. ya çaya ya kahveye. Ya anlatmaya ya söyleşmeye. bu işe en sevinen evi çok seven ve her evden çıkışta yarım saat dil döktüren büyük oğlum oldu elbette. kızım ve küçük oğlum ise arkadaşlarına gitme derdinde.
benimse ruhum evlere sığmıyor. hep göklerle dağlarla işim. baktıkça ferahlıyor muyum, bilmiyorum. ama bakmadan da duramıyorum. aradığımı bulmuş gibiyim. fakat bu bulduğum şey şifa mı yoksa daha büyük bir dert mi açıyorum başıma, bilemiyorum.
her fırsat bulduğumda,bazen bir dakikacık sürse bile şu fotoğraftaki kareye bakıyorum. beyaz, gri ve lacivert bulutlar bana kendilerini gösterme yarışı içinde gibi geliyor bazen. havanın ılık olduğu bir gece bu kareye ne kadar baktım bilmiyorum. onlarca yıldız geçti. ML'ye bak dün bu saatlerde şu yıldız daha doğmamıştı dedim de "yıldızların yeri değişmez Merve" dedi. Bayılıyorum bu adamdaki imana. Bir gün zamanın göreceliği ile ilgili bir flood okumuştum da "şüphen artıyor böyle, iman et kurtul" dediydi :)
Ne diyordu şair
"Aranıza giremem zannımca, dönemem de geri.
 Ya ben nereye aidim, ey benlerin ey nerelerin sahibi!"

1 yorum:

zeynepşeyma dedi ki...

Ah bu son şiir.. O kadar tanıdık geldi ki hisler.. Ama sizin de böyle hissettiğinizi (anladığım kadarıyla tabii) görmek iyi mi geldi, kötü mü bilemedim.. Belki de iman edip rahatlamak diye bir şey bazıları için hiç mümkün olmayacak, belki bu süreç hiç bitmeyecek :( Tabii imanın artıp azaldığını da biliyoruz da, o mutmain hal ne uzak görünüyor bazen..