melekeler ve zaaflar....

henüz çocuğum yokken en çok merak ettiğim şey çocuğumun neye ihtiyacı olduğunu nasıl anlayacağımdı. ilk bebeğimde anladım ki bir bebek neye ihtiyacı olduğunu etrafına bir şekilde duyuruyor. fakat kaygılarım, endişelerim ve korkularım bu sesleri bastırmama sebep oldu. başkalarının hikayelerinden kendi hikayeme dönebilmem epey zaman aldı. 

evimize bir bebek daha gelince merak ettiğim konu ise ikisine birden nasıl yeteceğimdi. "biriyle ilgilenirken diğeri ne yapacak"diyordu bir ses. bu ses benim içimden gelmiyordu. dış güdümlü idi. benim böyle bir korkum yoktu aslında. korkmadığım gibi de oldu. ikiz büyütür gibiydim. ikisi de bezliydi. ikisi de döke saça yiyordu. ikisi de güvenlik sınırlarını tam bilmiyordu. bu dezavantaj gibi gözüküyor. benimse çok kolayıma geliyordu bu iş. nasıl olsa çocuk büyütüyorum ve hep başındayım. ha bir ha iki diyordum. 

üçüncü ve dördüncü bebeğimde de durum değişmedi. dört çocukla evde yalnız olduğum zamanlarda en fazla sıkıştığım nokta ortanca oğlumun tuvalete oturmasına ve temizliğine yardım ederken bebeğimin ağlaması. o da bir-iki dakikalık mevzu. 
tabii bu rahatlığı eşime borçluyum. eve geldiğinde evi olduğu haliyle kabul eder. onun sevdiği bir yemek yoksa "hallederiz" der. bu yüzden de onun gelişi neşemiz olur. tabii ikimiz de bazen içinde bulunduğumiz yoğunluğa pes deriz. pes denilmeyecek gibi olmuyor çünkü :) aynı anda bahçe dahil evin her yeri dağınık olabiliyor. o durumda birbirimizi görmeye çalışıyoruz. ben "bittin sen bi çık şu evden" diyorum. o çocukları alıp bahçeye iniyor. bi yolunu buluyoruz. 
dört çocuğun ihtiyaçlarını da karşılayabiliyor muyuz peki? fiziksel manada evet. yemeklerini severek yiyorlar, kişisel bakımları vaktinde yapılıyor, hareket etmeleri ve arkadaşları ile oynayabilmeleri için uygun ortama sahipler. 
Bizi düşündüren kısım ise melekelerini ve zaaflarını hakkıyla keşf edip edemeyeceğimiz? izliyoruz, konuşuyoruz, aramızda istişare ediyoruz, büyüklerimizle istişare ediyoruz, yaşıt çocuk sahibi olan ebeveynlerle istişare ediyoruz. çabalıyoruz. niyetlerimizi diri tutmayı nasib etsin Rabbim....

1 yorum:

nsnr dedi ki...

ahh şu dış sesler.. işi zorlaştıran onlar anladım sonunda. Ben farketmeden beynimi kemiriyorlar. Farkında olmak lazım.. duymamak lazım. İçimize dönmek lazım