tahıl beyin....

şeker ile işim bittikten sonra
tahıl beyin olmak istemiyorum artık dedim

ne yiyorum peki?

ceviz   
fındık  
semizotu
peynir
zeytin
ıspanak
balık
havuç
yoğurt
tereyağı
yumurta
kabak çekirdeği
badem
enginar
lahanalar
mercimekler
nohut
barbunya
taze fasulye
kuru fasulye
et
tavuk
deniz balığı

su, su, su....

hala vazgeçemediklerim.
iki veya üç günde azıcık meyve.
haftada bir 4 dilim bitter çikolata.

1 yorum:

Şeyma Özkan dedi ki...

Sevgili hocaanne,
Bu konuda kafam çok karışık.. Buğdayların genleri ile oynandı, şimdiki buğdaylardan yapılan hiçbir şey yenmez diyorsanız, bu mantıklı geliyor.. Ama atalık tohumdan un bulgur bulsanız onu da mı yemiyorsunuz? Geçenlerde elime bir sempozyum kitabı geçti, tebliğlerden bir tanesi, İbn Sina dahil pek çok tabibin yazma-matbu eserlerini inceleyerek İslam sonrası yiyeceklerin besin değerlerini tespit etmeye çalışmıştı. Tüm eserlerdeki ortak sonuç dört ana besinin, aşırı yenmedikçe hiçbir zararı olmayan, vücuda neredeyse safi fayda sağlayan besinler olmasıydı.. Bu dört yiyecek eserlere göre değişebilmekle birlikte ekseriyetle birinci sırada iyi yetişmiş sarı buğdaydan iyi elde edilen kepeksiz un ve iyi maya ile iyi ortamda pişirilen ekmek oluyordu. (Diğer besinler de kuzu eti, yumurta, tavuk ve balık etiydi). Bunlar haricindeki yiyeceklerin dengeli ve dikkatli yenmesi gerektiği , yeşillikler ve meyvelerin ise aslında şifa özellikli besinler olup, gerektiğinde kullanılması, tüketildiğinde de mutlaka, mesela tutucu özellikte ise -ayva gibi-, yumuşatıcı özellikle bir karşılığı ile -karpuz gibi- dengelenmesi gerektiğini söylüyordu. Şimdi yüzyıllar boyunca insanların bir bildiği vardır denebilir mi? Yoksa onlar da yanlış yapıyor olabilir mi?.. Daha da ötesi, yediğimiz şeylerle bu kadar ilgilenmemiz modern zamanın bir ilüzyonu mu? Başak Pirtini'nin (Doğalanneyim) hem maddi hem manevi onca çabasına karşın kızının egzamasının oluşunu hatırladım. Öte yanda yıllardır eve sokmadığımız margarin ve bilimum tuhaf yağlar, şekerler, hormonlu zerzevat ile beslenip sapasağlam olan bazı tanıdıklarımı.. İmanın, temiz bir kalp ve ruhun bedeni iyileştirebileceğine inanıyorum. Ama bir yandan temiz gıda yeme gerekliliğinin ayetle sabit olduğuna da inanıyorum.. Tüm bunların israfa götürmesinden de endişeleniyorum (Hem para, hem de bunca araştırma için harcanan vakit israfı, zira ig hesapları, web siteleri, kitaplar, ister istemez ilgimizi çekiyor). Hasılı, kafam çok karışık :))
Selamlar..